İNSANLARIN ÖLMEYİ UNUTTUĞU YER: İKARİA ADASI

    This site uses cookies. By continuing to browse this site, you are agreeing to our Cookie Policy.

    • İNSANLARIN ÖLMEYİ UNUTTUĞU YER: İKARİA ADASI

      İNSANLARIN ÖLMEYİ UNUTTUĞU YER: İKARİA ADASI










      “Çekip gitsem buralardan…” hissinin bizi her gün daha fazla sarmaladığı günler yaşıyoruz. Yaşadığımız büyük şehirler üstümüze üstümüze geliyor, üstelik bize pek fazla bir şey de sunmuyor artık. Böyle zamanlarda insan dünyadaki cenneti nerede bulabilirim diye düşünüp, bulamayınca da hayıflanıyor. Ancak Yunanistan'daki küçük bir ada, modern hayata ve dünyanın keşmekeşine direniyor.



      İkaria adası Türkiye ila Yunanistan arasında, Ege Denizi'nin orta yerinde bulunuyor. Ancak onu diğer tüm Yunan adalarından ayıran bir özelliği var. Adadakiler öyle uzun süre yaşıyor ki, ada sakinleri için “ölmeyi unutuyorlar” demek doğru olur.



      2008 yılında National Geographic bir araştırma yaptı. Dünya üzerinde en uzun süre yaşayan insanların hangi ülkede bulunduğunu bulmaya çalışan araştırmada, Ikaria adasındaki çoğu insanın 100 yaşını aşana dek yaşadığı ortaya çıktı.



      İkaria adasında birkaç banka var. Buralardan kredi kullanmak için aranan şartlardan birisi de, 103 yaşından büyük olmamak. Yani bankalar ada sakinlerinin kredileri ödeyebilecek kadar uzun yaşayacağından eminler.

      Ikaria ismi, Yunan mitolojisindeki bir hikayeden geliyor. Mitolojiye göre Kral Minos, Ikarus'u adadaki bir zindana hapseder. Ikarus babasıyla beraber zindandan kaçmak için balmumu kanatlar yapar, ancak babasının uyarılarını dikkate almayarak, güneşe çok yakın uçar. Balmumundan kanatlar güneşin sıcaklığı yüzünden erir ve Ikarus Ege Denizi'ne düşer. İşte Ikaria adasının, tam da Ikarus'un düştüğü yerde oluştuğu söyleniyor. Ikaria aynı zamanda şarap ve şölen tanrısı Dionysos'un doğum yeri olarak da biliniyor. Homeros da yüzyıllar önce kaleme aldığı bir eserinde Ikarialıların dünyanın en iyi şarap üreticileri olduğunu söylemiş.
      Yaklaşık 8 bin kişilik bir nüfusa sahip olan adada hiçbir şey olmuyor. Yani gerçekten, hiç bir şey! Öyle sakin, sessiz, huzurlu bir yaşam var ki, bu insanların 200 yaşına kadar yaşamıyor olmalarına şaşmak gerek.
      Tabii adalıların bu denli uzun yaşamasının başka sebepleri de var. Pek fazla sanayileşmeyen bu küçük adadaki insanlar oldukça sağlıklı yaşıyor. Bol miktarda zeytinyağlı ve çeşitli otlar tüketen ada sakinleri, aynı zamanda her tür stresten de uzak duruyor. Öğlen uykusunu ihmal etmiyorlar, birbirleriyle bol bol sohbet ediyorlar ve hiçbir şey için acele etmiyorlar. Kolay kolay elden ayaktan düşmedikleri için bol yürüyüş yapan Ikarialılar,
      Adadakilerin önemli bir felsefesi de “ölçülü olmak”. Yediklerinde, içtiklerinde, ilişkilerinde ve hayatlarının her alanında ölçülü davranıyorlar. Sözüm ona ‘modern' insanlar gibi kendilerini şımartma ihtiyacı hissetmediklerinden, hiçbir şeyden fazla fazla kullanmıyorlar.
      Adaya telefon 80'lerde gelmiş. Şimdi de adanın her yerinde internet var. Öte yandan öyle büyük, şaşalı tatil köyleri yok. Bunun yerine gidenlerin rahatça kafa dinleyebileceği birkaç otel var.
      Adaya gitmek öyle çok da kolay değil. İkaria'nın çevresindeki diğer adalar gayet turist canlısı, limanlarla ve günübirlik turistlerle dolup taşıyor. Ancak İkaria'ya gitmek için sarsıntılı bir deniz yolculuğunu göze almanız gerekiyor.
      Dunyayigezmek.com adlı blogda yer alan bir yazıya göre İkaria'ya “Kızıl Kaya” deniliyor. Zira Yunanistan'ın çalkantılı siyasi dönemlerinde solcular bu adaya sürgüne gönderilmiş. Bu yüzden adada halen en yüksek partiyi KKE (Yunan Komunist Partisi) alıyor ve bu yüzden ada Kızıl Kaya olarak biliniyor.
      Ikaria'da yaşayan bir taksi sürücüsü, evinin duvarına taksisinin birebir kopyasını çizmiş. işini nasıl seviyorsa demek.
      İşte adadan içinizi ferahlatacak birkaç görüntüler...
      "Benim yaradılışımda bir fevkalâdelik varsa, o da TÜRK olarak dünyaya gelmemdir."

      Mustafa Kemal Atatürk