Boşsuz Hava Sahası

    This site uses cookies. By continuing to browse this site, you are agreeing to our Cookie Policy.

    • Öyle oldu galiba :D

      Yaf ben şeyi merak ediyorum, doğru bir şekilde yazıp size aktarabilir miyim emin değilim, deniyorum :O

      Şimdi doğuştan kör birini düşünün, bu insan daha önce renkleri hiç görmediği için renkler hakkında en ufak bir fikri bile olamaz, bu insana renkler bir şekilde anlatılabilir mi ve asıl soru, eğer insanoğlu başka duyulara sahipse ve bu bir şekilde baskılanmışsa bunun farkına varmamamız mümkün mü :O


      "Komşusu tokken yatan Züğürt değildir"
    • pssiko wrote:

      Öyle oldu galiba :D

      Yaf ben şeyi merak ediyorum, doğru bir şekilde yazıp size aktarabilir miyim emin değilim, deniyorum :O

      Şimdi doğuştan kör birini düşünün, bu insan daha önce renkleri hiç görmediği için renkler hakkında en ufak bir fikri bile olamaz, bu insana renkler bir şekilde anlatılabilir mi ve asıl soru, eğer insanoğlu başka duyulara sahipse ve bu bir şekilde baskılanmışsa bunun farkına varmamamız mümkün mü :O
      Doğuştan kör biri renkleri algılayabileceği tek araçtan yoksundur bana göre ve insan beyni hiç deneyimlemediği bir konu hakkında yaratıcı olamaz düşüncesindeyim bu nedenle biz engelsiz bireylerin algıladığı şekilde algılayamazlar (tabii tıp bu yönde gelişirse durum değişir). Engelli kişi belki diğer duyu organları yardımıyla renkleri isimleriyle bağdaştırılabilir. Örneğin; yeni kesilmiş çimen kokusunu alan görme engelli bir kişinin aklına çimenlerin yeşil olduğu gelebilir. Fakat burada algılanan ''yeşil'' soyut bir kelimeden öteye gidemez.
      Diğer sorun hakkında; aklıma ilk 6. his geldi. Acaba 6. his bir duyu mu? Ama değil sanırım. Şöyle bi düşününce belkide bilinç altımız her şey hakkında sürekli bir senaryo üretiyor ve bu senaryoların sonucuna göre beyin bizi uyarıyor. Mesela araba kullanırken kör bir noktadan gelen aracı hissedip yavaşlıyoruz. Bazılarımız ''ulan altıncı hissim ne kuvvetli diyoruz''. Ya beyin sen arabaya bindiğinde çoktan buna benzer bir senaryo çevirip içten içe seni hazırladıysa? Ve şartlar olgunlaşınca seni uyardıysa? Buna benzer şu da var. Gece durup dururken uyandığımda kedimle göz göze geliyorum. Bazen bir kişi bana bakınca fark edip başımı çeviriyorum ve göz göze geliyorum. Kedi konusunda ''kokusunu almışsındır, odadaki hava değişimini hissetmişsindir, sesini duymuşsundur'' diyebilirsiniz. Fakat bu durum insanlar bana bakınca; amfide de oluyor, metroda da oluyor, restoranda da. Belkide beyinlerimiz arasında fark edilmeyen bir iletişim vardır ve biz bu duyuyu hala fark edememiş olabiliriz. Öte yandan böyle söyleyince, dünyaya 100 milyardan fazla insan gelmiş birileri illaki farkına varırdı diyorum.
    • Bu beynin sınırları hakkında yüzlerce, hatta binlerce teori var, beynimizin sadece belli bi kısmını kullandığımız inancı ile, beyninin tamamını kullanabilen bir insanın tanrı olabileceğini söyleyenler bile var, sınırlarımızı bilmekten aciziz :O

      6. his olayı bana refleksten ve yaşam tecrübelerimizden ibaret gibi geliyor bana, mesela o aracın yavaşlamasının tek nedeni içine doğması değil, bir çok sefer zaten yavaşlıyor, bu yavaşlamasında sadece tesadüf eseri iyi bir sonuç alıyor, buna da 6. his diyor, veya tam yukarıdan düşen bir cismi hiç görmemesine rağmen havada yakalıyor, bu da tamamen duyularından ileri gelen bir refleks bana göre, ama bahsettiğim 6. his asla algılayamayacağımız, ya da algılayamadığımız bir duyu, tıpkı bir körün rengi bilemediği gibi, biz de bu bastırılmış duyguyu hiç tecrübe edemediğimiz için sadece soyut bir kavram bizim için :O

      Uzun yazınca kelimelerim ve düşüncelerim birbirine giriyor, umarım anlaşılır yazabilmişimdir :D


      "Komşusu tokken yatan Züğürt değildir"
    • pssiko wrote:

      Bu beynin sınırları hakkında yüzlerce, hatta binlerce teori var, beynimizin sadece belli bi kısmını kullandığımız inancı ile, beyninin tamamını kullanabilen bir insanın tanrı olabileceğini söyleyenler bile var, sınırlarımızı bilmekten aciziz
      beynimizin belli bir mikarını kullandığımız olayı sadece bir saçmalık

      evrimagaci.org/beynimizin-yuzde-10unu-mu-kullaniyoruz-249

      pssiko wrote:

      6. his olayı bana refleksten ve yaşam tecrübelerimizden ibaret gibi geliyor bana, mesela o aracın yavaşlamasının tek nedeni içine doğması değil, bir çok sefer zaten yavaşlıyor, bu yavaşlamasında sadece tesadüf eseri iyi bir sonuç alıyor, buna da 6. his diyor, veya tam yukarıdan düşen bir cismi hiç görmemesine rağmen havada yakalıyor, bu da tamamen duyularından ileri gelen bir refleks bana göre, ama bahsettiğim 6. his asla algılayamayacağımız, ya da algılayamadığımız bir duyu, tıpkı bir körün rengi bilemediği gibi, biz de bu bastırılmış duyguyu hiç tecrübe edemediğimiz için sadece soyut bir kavram bizim için
      katılıyorum, beyin çok ilginç bir yapıda. en basitinden görme olayı; gördüğümüz şeyi gerçekten görmüyoruz bile, bunun hakkında da araştırmalar var. gördüğümüzü sandığımız şeyleri belli bir mikatarını görüyoruz geri kalanında beynimiz tahminde bulunuyor
    • Ya şimdi bu olaya şöyle bakılıyor biraz, beyinde sadece düşünme işlevi gerçekleştirmiyoruz, motor hareketlerden tut, beyni besleyen, destekleyen, koruyan bir dolu hücre var ve bunların organizasyonuna beyin diyoruz, bu nedenle yüzde yüz çalışma mevzusu hücresel, ve hatta doğru tabirle tıbbi anlamda söyleniyor bana göre :rolleyes:

      Yüzde on mevzusu benim gözümde şöyle daha çok, mesela kendini bir işe odakladığın zaman hafızandan tut, dikkatine, reflekslerine bir çok şekilde daha iyi bir halde oluyorsun, ve insan günlük yaşantısında, ve hatta odaklandığında bile kendi beynini tam verimle kullanamıyor, hani bir önceki bloğumuzdu, üst düzeyde kontrol diye ıncığını cıncığını öğrendik, her bir Brodmann alanının kendine özgü bir görevi, birbirleri arasında sıkı bağlantıları var, ve diyemeyiz ki beyin yüzde yüz çalışmıyor, benim bahsettiğim verim kısmı :D

      Sadece biraz odaklandığımızda bile duyularımızın keskinleşebildiği düşünülürse, doğru motivasyon ve uygulamalarla daha verimli bir insan, farklı duyulara erişemez mi :rolleyes:


      "Komşusu tokken yatan Züğürt değildir"
    • pssiko wrote:

      Bu beynin sınırları hakkında yüzlerce, hatta binlerce teori var, beynimizin sadece belli bi kısmını kullandığımız inancı ile, beyninin tamamını kullanabilen bir insanın tanrı olabileceğini söyleyenler bile var, sınırlarımızı bilmekten aciziz :O

      6. his olayı bana refleksten ve yaşam tecrübelerimizden ibaret gibi geliyor bana, mesela o aracın yavaşlamasının tek nedeni içine doğması değil, bir çok sefer zaten yavaşlıyor, bu yavaşlamasında sadece tesadüf eseri iyi bir sonuç alıyor, buna da 6. his diyor, veya tam yukarıdan düşen bir cismi hiç görmemesine rağmen havada yakalıyor, bu da tamamen duyularından ileri gelen bir refleks bana göre, ama bahsettiğim 6. his asla algılayamayacağımız, ya da algılayamadığımız bir duyu, tıpkı bir körün rengi bilemediği gibi, biz de bu bastırılmış duyguyu hiç tecrübe edemediğimiz için sadece soyut bir kavram bizim için :O

      Uzun yazınca kelimelerim ve düşüncelerim birbirine giriyor, umarım anlaşılır yazabilmişimdir :D
      Verdiğim örnek yanlış oldu. Anlatmak istediğim şeyin tecrübe ile alakası yok aslında. Kısaca beyin birçok şeyi önceden kurguluyor tahmin ediyor bana göre.